Top

Cinsellikten İlahi Aşka Açılan Kapı

26/11 2023 19:24
Posted by: Erim Ergün

Kadın, sevgilim derken sadece bedeninin değil ruhunun da titrediğini hissetti. Yıllarca bildiği en ateşli sevişmeler bile bu duyguyu yaratamamıştı varlığında. Olan biteni anlamaya çalıştıkça bu duyguların elinden uçup gideceğini de biliyordu doğrusu… İlk aklına gelenler derin bir birleşme, bütünleşme ve coşku haliydi. Geçmiş yaşanmışlıklardan bildiği insanların zihinlerini geçici olarak susturmak ve bilinçlerini uyuşturmak, böylece gündelik sıkıntılardan bir nebze uzaklaşmak adına alkole ve sekse bağımlı hale geldikleriydi.

Evet, geçmişte yaşanan orgazmlarda zihninin bir süreliğine devreden çıktığını deneyimlemişti. Ama bu çok kısa sürüyor ve sonra tekrar aynı ayrılık, zevk ihtiyacı baş gösteriyordu. Kendini kontrol etme eğilimi güçlü olduğunda ise tam bir teslimiyetle anın içinde var olamıyor ve bu kısa anlık bütünlüğü bile yaşayamıyordu. Şimdi daha iyi anlıyordu ki geçmişte yaşadığı sevişmelerde o hep kontrollüydü… Ben buradayım ve ne hissedeceğimi, ne kadar hissedeceğimi ne yapacağımı belirlerim diye haykırmıştı aslında kısık kısık. Birden yerinden doğruldu yaşadığı bu muazzam farkındalığı, farklı çok farklı hayallerinin ötesindeki topraklarda yeniden var olmaya başladığını hissetti. Bedenini saran muazzam sıcaklık git gide artıyor ama onu ürkütmüyordu. Bilakis bu yeni topraklara uyumlanmanın orada var olmanın hazzı ve coşkusunu yaşatıyordu ona. Her zaman daha fazlası var, bildiğin zirveleri unut derken zirvelerin ötesinde zirvelerin varlığını müjdeliyordu emin bir şekilde…

Odada çalan müzik adamı başka diyarlara değil ama tam da kadının bedenine götürüyordu her defasında. Kokusunu, sıcaklığını, ruhunu hissettiği kadınının gözleriyle buluşmak ayrı bir keyif veriyordu. Dokunmak hep dokunmak farklı bir anlam kazanıyordu teninde. Tenlerin uyumunu hep duymuştu. Şimdi anlıyordu ki tenlerin uyumu aslında ruhların uyumunun, birleşmesinin bir meyvesiydi. Eskiden olsa o meyveyi heyecanla bekler ve bir an önce yiyip tüketirdi. Şimdi meyve yine oradaydı tüm tazeliğiyle kadının bedeninde. Teninin her yeri meyvelerle doluydu ama bu sefer farklı kokuyordu. Her daim taze hiç bozulmayan ve insan nefsiyle, şehvetle ekşitilmemiş meyveler… İlk başta ona farklı gelen bu duruma alışması biraz zaman aldı. Nereye gitmişti eski heyecan ve şehvet duygusu? Bunu düşünürken sanki saatler geçmiş gibi gelirken ona aniden banyoya yöneldi. Aynaya bakma ihtiyacı hissetti birden. Yüzüne baktığında gözlerinin nasıl parladığına, yüzünün nasıl canlandığına şahit oldu. Kalbine gitti elleri. Sanki oradan bir kapı açılmaktaydı. Sevgi seli oluk oluk akıyordu işte bedeninden. İlk kez sevginin nasıl bir duygu olduğunu deneyimlediğini fark etti. Tüm kainata her şeye duyduğu yoğun sevgi. Kadını onu içine almış ve dönüştürmüştü işte. Yeniden doğumdu yaşadığı ve ilk kez doğuyordu aslında. Hiç tahmin etmezdi doğrusu sevişmenin böyle bir gerçekliğe hizmet edeceğini. Hala kadının içinde olduğunu hissetti ve hiç çıkmamıştı oradan belki de… Onun sıcaklığı kendi sıcaklığı olmuştu, kokular karışmış yeni farklı türde bir koku yaratılmıştı. AŞK ın kokusu bu olmalıydı. Bir an düşündü böyle bir koku yapılabilir miydi parfüm olarak? Bu fikir birden heyecanlandırdı onu. Birden gülmeye başladı ardından gülmeler kahkahaya dönüştü. Sevgilisinin yanına döndü ve elini kalbine koydu. Enerji daha da yükseldi sıcaklık iyice yoğunlaştı.

Derin bir zihinsizlik hali devam ediyordu her ikisinde de. Tamamen anın içinde sonsuzlukta var oluyorlardı.. Zaman ve mekanın ötesinde bir deneyimdi bu. Evet, oda aynı, dışarıdaki hafif huzursuz dalgalanan deniz öyle ama müzik bile farklı mırıldanıyordu sanki. Zamansız, mekansız bir idrak hali içindeyken ikisi de tek gerçeğin birleşen bedenleri ve ruhları olduğunu biliyorlardı. İşin ilginç tarafı fiziksel olarak birleşmiyorken de bu idrak halini yaşamaya başladıklarıydı. Birleşen bedenleri dünya olmuştu. Dünya ise evrenin merkezi…

Kadının cinsellikle ilgili tüm paradigmaları değişiyordu. Bu AŞK ın kendisi olmalıydı. Bütün bir gece sabaha kadar süren bir haz hali ve yoğun elektrik düşleyemezdi bile eskiden.. Her defasında evet işte bu muhteşem derken birden bambaşka bir patlama ve işte farklı topraklarda farklı renkte hiç bilmediği görmediği harikalıkta çiçeklerle tanışıyordu… Şaka gibiydi denir ya aynı öyle bir duyguydu hissettiği. O kadar yoğunlaşmıştı ki duyguları, kaç kere kısa aralıklarla sevinç ve coşkudan güldüğünü ve ağladığını hatırlamıyordu doğrusu.

Erkek tantrik seksle ve tantra öğretisiyle uzun yıllardır ilgiliydi. Farklı yaşam formlarında cinsellikle ilgili bilgeliğe sahip olduğunu ve bunu bu yaşamında hızlı bir şekilde fark ettiğini ve uyguladığını da biliyordu. Geçmiş ilişkilerinde hep sonucunu görmüştü doğrusu. Böylece klasik anlamda geçici hazzı uzatıp hem kadınına hem de kendisine uzun saatler boyu hazzın ötesini yaşatıyordu. Ama şimdi fark ediyordu ki bu daha da ötesinde bir gerçeklikti. Bu gerçeklikte ruhların bütünleşmesi ve sevgi çok yoğundu. Erkeğe kendini tam olarak, olduğu gibi hissettirebilen bir kadın… İlk kez bir kadını gerçekten sevmenin nasıl bir duygu olduğunu hissediyordu. Özgürce ama aynı zamanda kadınımsın diyebildiği, sahiplendiği bir deneyimdi bu… Her defasında kadınını daha çok arzulamak ve daha çok hissetmek muazzam bir şeydi.

Erkek tüm bu deneyimleri yaşayadursun kadının dikkati bir an iki kaşının arasına gitti. Tüm bedeni oradaydı bir anlığına, nabzı orada atıyordu işte erkeğini yanına çekti elleri birleşti, kalpleri kenetlendi ve dudakları buluştu tekrar. Yoğun bir ışık köprüsü sardı her tarafı ikisinin alnında yoğunlaştı. O anda ne erkek ne de kadın kaldı. Bir ana trafo misali bedenlerdeki elektrik iyice artmıştı ama ne gam.. Bu çok güçlü enerji ürkütmüyordu onları.. Çünkü onlarda yoktu artık… Geçiş tamamlanmıştı… Artık gerçekten var oluyorlardı.. Odada hala çalmaya devam eden müzik stairway to heaven diyordu ya işte. Cennete bir merdiven varsa, cennetlerin ötesi varsa hepsi o odadaki yoğunluk olmuştu. Dışarıda rüzgar durmuş deniz dinginleşmişti.. Birbirlerine ait olurlarken GERÇEK olmuşlardı sonsuza kadar.

Yukarıdaki yazılanlar bize hediye olan, bedenimizdeki çok güçlü bir enerji olan cinsel enerjinin AŞK a ilahi AŞK a yolculuğunu anlatmakta değerli dostlar. İster kabul edelim ister etmeyelim Freud ve birçok psikolog ve de düşünürün söylediği gibi dünya cinsellik enerjisinin ve bu içgüdünün etkisinde dönmekte. Bu sadece bir üreme ihtiyacı mıdır? En temelde evet ama bizi, İnsanı diğer canlılardan ayıran bu enerjiyi dönüştürmek ve yaratıcılık yönünde kullanma yeteneğine sahip olduğumuzdur. AŞK halindeyken bir besteci en güzel bestelerini yapar, bir şarkıcı en güzel şarkılarını söyler ve yaşam AŞK halindeyken sihirli hale gelir. Herkes bu farkındalıkla yaşamaya başladıkça dünyamız cennet olacak ve oluyor. Barış, sevgi ve insanlık her yeri sarıyor. Ama önce kendinizden başlamaya ne dersiniz? Bu değişim bizde başlıyor.